Show TV canlı yayını, dizileri, eğlence programları, oyuncular ve daha fazlası için Show TV uygulamasını indirin

Show TV’nin rekortmen dizisi ‘Çukur’da Selim Koçovalı’nın eşi Ayşe Koçovalı karakterine hayat veren başarılı oyuncu İrem Altuğ’la Cihangir’de buluşup keyifli bir sohbet gerçekleştirdik...

‘Çukur’ sezonun en iddialı, en çok izlenen dizilerinden biri. Bir parçası olmak size neler hissettiriyor?

‘Çukur’ çok güzel, yoğun giden, zorlu bir iş. Aksiyon var, çok karakter var, farklı hikâyeler iç içe geçiyor. Her bölüm sürprizler var. Özenilerek çekilen bir iş, gayet mutluyuz. Ay Yapım her konuda diziyi bir bütün olarak gören bir yapım şirketi. Sadece oyuncular değil, senaryo, yapım, görüntü müzik, aksiyon sahneler, hepsinin gerçekten özenle yapıldığı harika bir iş.

Dizide hayat verdiğiniz Ayşe karakterini biraz anlatır mısınız?

Ayşe yetim büyümüş bir kadın, sonra Koçovalı Ailesi’nin evine gelin olarak gelmiş ve bir şeyleri burada öğrenmiş, bu evin içindeki düzeni çok iyi biliyor. Hayatı boyunca sahip olmadığı şeyler var, kendi yollarıyla sahip olmadıklarını elde etmek için türlü oyunlar yapan bir kadın. O evde belli bir hiyerarşi var. Yaşa göre kendi kocasının başa geçeceğini düşünürken, bu olmayınca hayal kırıklığı yaşıyor. Bir anda eve en küçük kardeş geliyor, hem de çok güzel, akıllı ve farklı bir kadınla. Bu da Ayşe için tehdit unsuru oluyor.

‘İZLEYİCİDEN ÇOK GÜZEL TEPKİLER ALIYORUZ’

Ayşe, kötü bir karakter mi?

Hepimizin iyi ve kötü yanları var. Hayatta da öyle değil mi? Herkes biraz ayağına basıldığında o yanlarını öne çıkarıyor. Ayşe de böyle bir karakter, onun da kendi gerekçeleri var. Öyle bir geçmişe sahip birinin yeniden kendi hayatını kurmak istemesi normal olabilir. Sevgiye çok muhtaç, bu yüzden kızına karşı sevgisini gösteremeyen bir kadın. Bakılınca aslında nedensiz bir kötülük yok. Bu durum dizideki diğer karakterler için de geçerli ve tahminimce izleyici bunların farkında. Çok gizli saklı bir kötülük yok. Ayşe, hırsları- nın kurbanı olan bir kadın. Belki bu onu öne çıkarabilir. Şimdiye kadar kötü yorumlar gelmedi karakter için.

Özellikle sosyal medyadan çok güzel yorumlar geliyor diziye. Bu size ne hissettiriyor?

Sosyal medyada herkes ne düşünüyorsa yazabiliyor artık. Fikirlere daha çok ulaşabiliyoruz. Yolda yürürken insanlar diziden beni anımsıyorlar. Çok güzel tepkiler alıyoruz. Bizi izlemeye devam etsinler. Fırsat buldukça bize yazmalarını, yalnız bırakmamalarını rica ediyorum. Onları çok seviyoruz.

Senaryo her hafta ters köşe yapıyor, böyle şaşırtmaya devam edecek misiniz?

Ben de çok şaşırıyorum senaryo geldiğinde. Çok zekice yazılıyor. Senaristimiz öyle farklı yönlerden yakalıyor ki, her bölümün içine çok güzel çengeller atıyor ve ileride hepsini birbirine bağlıyor. O yüzden ‘Çukur’u çok dikkatli izlemek lazım. Tahmin edilemiyor olması çok güzel ve sürekliyici oluyor.

‘GELECEK BÖLÜMLERİ BEN DE MERAK EDİYORUM’

İlerleyen bölümlerde izleyicileri neler bekliyor?

İşlenmemiş çok konu var, karakterlerin kendi hayatlarıyla ilgili. Sanırım herkes birçok şeyi merak ediyor. Ben de izleyici gibi merak ediyorum. Güzel bölümler olacaktır.

Türk dizileri yurtdışında seviliyor, ilgiyle izleniyor...

2006’da ‘Ihlamurlar Altında’ dizisi satılmıştı. Öncelikli olarak Arap ülkelerine gitti. ‘Çukur’u Güney Amerika’da izleyip yazan kişiler var. Diziyi çok beğendiklerini söylüyorlar. Güney Amerika’da takip edilen bir iş ve bu çok keyifli bir şey. Ben Amerika’da okudum ama Güney Amerika’ya gitme fırsatım olmadı. Belki ‘Çukur’ aracılığıyla giderim.

Setten arta kalan zamanlarında tenis oynadığını, dans ettiğini ve İspanyolca öğrendiğini söyleyen İrem Altuğ, “Yazmaya da devam ediyorum” diyor.

‘Set arkası altın günü gibi’

Sette zaman nasıl geçiyor?

Çok güzel bir enerjimiz oldu, çok eğleniyoruz, diziyle ilgili farklı konularda sohbet ediyoruz.

Diğer oyunculardan daha önceden tanıdıklarınız var mı?

Perihan Abla’yla (Savaş) daha önce Halit Refiğ’in ‘Karılar Koğuşu’ filminde oynamıştım. O zaman sadece dublaj yaparken denk gelmiştik. Çok hayranımdır oyunculuğuna, birlikte çalışmak çok güzel. Set arkasında çok içten, çok doğal, arkadaş gibiyiz. Evin kadınları set arkasında altın gününde gibi. Erkan Kolçak Köstendil, okul arkadaşım. İlk oynadığım dizide de birlikte rol almıştık.

‘Yerli filmlerin izlenmesi çok önemli’

Sinemayı takip edebiliyor musunuz? Çok güzel filmler yapılıyor, ben özellikle festival filmlerini takip ediyorum. Atlanmaması gereken çok güzel filmler var.

Komedi filmleri çok rağbet görüyor...

Bu arz talep meselesi, diğer filmlere de belki o kadar salon verseler dolduracaklar. Komedi de çok önemli, sonuçta yerli filmlerin izlenmesi çok önemli. Günün sonunda kazanan Türk sineması oluyor.

Röportaj: Serkan Öztürk

HT Magazin

X